Mart Ayında Sektörün Gündemi Artan Korumacılık Oldu 17/04/2018

Mart Ayında Sektörün Gündemi Artan Korumacılık Oldu

 

ABD, 23 Mart 2017 itibariyle çelik ithalatına uygulanan ilave vergi oranlarını % 25 seviyesine yükseltti. ABD bazı ülkelere de karşılıklı ilişkiler ve görüşmeler çerçevesinde geçici muafiyetler tanıdı. ABD'nin Section 232 kapsamında (geçici) muafiyet tanıdığı ülkeler (Kanada, Meksika, AB, Arjantin, Brezilya, Avustralya, G. Kore), 2017 yılında ABD'nin toplam çelik ithalatının %67'sini temsil etti. ABD'ye girişte % 25 oranında vergi uygulanacak olan ülkelerin, ABD'nin 2017 yılı çelik ithalatındaki payı ise yalnızca % 33 seviyesinde...

 

ABD'nin toplam çelik ithalatındaki yaklaşık % 6'lık payı ile Türkiye de şimdilik % 25 vergiye tabi ülkeler arasında... ABD % 67'ye ülkesine geçici de olsa giriş izni verirken, % 33'ü cezalandırmış oldu…

 

Section 232'de şu an için yollar yalnızca Kanada, Meksika, AB, Avustralya, Arjantin, Brezilya ve G. Kore çeliği için ABD'ye çıkıyor. Ancak bu ülkeler ile muafiyet pazarlıkları şiddetli geçecek gibi görünüyor. ABD yönetimi muafiyet karşılığında olabildiğince taviz almaya çalışıyor... Görünen o ki masada yalnızca dış ticaret değil, siyasetten savunmaya, enerjiden tarıma her türlü konu olacak...

 

Bu Bir Eşeği Kaybetme ve Bulma Hikayesi

Şu an ABD’nin oynadığı oyunu tam olarak “eşeği kaybetme bulma hikayesi” ile açıklamak mümkün. ABD, mevcut dış ticaret dengesinin zaten kendisinin aleyhinde olduğunu göz önünde bulundurarak, diğer ülkelerden bunu mümkün olduğu kadar dengeleyebilecek tavizler alabileceği bir formül geliştirdi ve bunu uyguluyor.

 

Trump Section 232 soruşturması ile, tabiri caizse tüm ülkelerin eşeklerini kaybetti. Şimdi hepsine şöyle diyor “Eşeklerinizin nerede olduğunu biliyorum, söylerim ama bazı şartlarım var. İsteyene belirli koşullar çerçevesinde söyleyebilirim”. Herkes eşeğini bulmak istiyor, bulan mutlu oluyor. Bazıları buldu ve mutlu. Durum tam olarak bu şekilde...

 

Standartsızlık Sorun Teşkil Edecektir

Ancak görüntü şu ki, ABD 'objektif bir bazı olmadan' pazarlık usulü piyasasını belirli ülkelere açacak, diğerlerine kapatacak, bazı ülkelerin ürünleri için pazarında özel bir alan yaratmış olacak. Bir nevi objektif bir bazı olmadan bazılarını vize verecek, bazılarına vermeyecek...


Mevcut durumda piyasada en çok rahatsızlık yaratacak konulardan birisi de bu "standartsızlık" durumu olacaktır.

 

ABD’li Çelik Tüketicisin Maliyetleri Hızla Yükseldi

Section 232 soruşturmasının önlemle sonuçlanacağına dair yaşanan gelişmeler, ABD’de çelik fiyatlarının da hızla yükselmesine neden oldu. Mart ayının son haftası itibariyle, ABD'de HRC fabrika çıkış fiyatları Ocak ayındaki seviyesine göre % 48, Şubat başına göre % 19 artışla, 960 $/ton düzeyine ulaştı. Aynı dönemde Türkiye'nin fabrika çıkışı HRC fiyatlarındaki artış ise sırasıyla % 9 ve % 4 oldu.

 

ABD'nin fiyatlarındaki hızlı yükseliş, Ocak ayı başında 45 $/ton seviyesinde bulunan ABD-Türkiye HRC fiyat farkının, Şubat ayında 170 $/ton seviyesine, Mart sonu itibariyle 300 $/ton seviyesine ulaşması sonucunu doğurdu.

 

Son 3 aylık dönemde, ABD piyasasında HRC fiyatı Türkiye'ye göre 250 $/ton daha fazla prim yaptı ve tüketici sektörlerin maliyetlerini diğer ülkelerdeki maliyetlere kıyasla ciddi ölçüde arttırdı.

 

ABD’de Çelik Tüketicilerinden Üreticilere Ton Başına 250 $ Kâr Transferi

ABD’li HRC tüketicisinin Türkiye’deki tüketiciye kıyasla ton başına yaptığı 300 $ seviyesindeki ekstra ödemenin 250 $/ton seviyesindeki kısmı Başkan Trump’ın ilave vergilerinden kaynaklandı. Bu da sadece Trump’ın son uygulaması ile çelik tüketicisi sektörlerden çelik sektörüne ‘ton başına 250 $ kâr transferi’ yapıldığı anlamına geliyor.

 

ABD’de % 25 ilave verginin olası etkilerine yönelik olarak gerçekleştirilen bazı araştırmalar, ilave vergi uygulamasının ABD’de metal eşya üretim maliyetlerini % 1.2, beyaz eşya ve elektrikli ev aletleri maliyetini % 0.8, makine üretim maliyetlerini % 0.6 ve motorlu araçların üretim maliyetlerini % 0.41 ve inşaat maliyetlerini  % 0.2 oranında yükselteceğini ortaya koyuyor. Maliyetlerdeki bu artış, sözkonusu ürünleri kullanan ABD halkından tahsil edilerek çelik üreticisine aktarılmış olacak.

 

ABD'nin İnşaat Demiri İthalatının Yarısından Fazlası Türkiye'den...

Section 232 önlemi ile 2017 yılı ithalatının yaklaşık olarak % 67'sini engelleyecek nitelikte % 25 oranında ilave gümrük vergisi uygulamaya başlayan ABD'nin resmi verilerine göre, 2017 yılında Türkiye'den yapılan çelik ithalatının ABD'nin toplam çelik ithalatındaki payı %6 seviyesinde. Türkiye'nin payı 2016 yılına göre 1.6 puan gerilemiş görünüyor.


Türkiye'nin ABD'nin ithalatında en fazla paya sahip olduğu çelik ürünü inşaat demiri. 2017 yılında ABD toplam inşaat demiri ithalatının % 55.4 oranındaki kısmını Türkiye'den gerçekleştirdi. Sözkonusu oran 2016 yılındaki % 68’den bu seviyelere geriledi.

 

İnşaat demirinin ardından, ABD'nin toplam ithalatında % 22.2 oranındaki payı ile soğuk sac ürünleri ikinci sırada yer alıyor. Filmaşin ihracatımızın ABD'nin toplam ithalatındaki payı % 10.6, kaplamalı sac ihracatımızın payı % 7.8, sıcak sacın payı % 5.3 ve boru ürünlerinin payı % 3.6 seviyesinde.

 

AB Hemen Soruşturma Başlattı

ABD'nin Section 232 soruşturmasından (şu an için geçici bir dönem) muaf tutulacak olan AB, bölgesine ithal ürün girişindeki artışı da dikkate alarak, ABD'ye giremeyen çelik ürünlerinin kendi pazarına yönelmesini engellemek amacıyla, 26 çelik kategorisinde korunma önlemi soruşturması başlattı.

 

Avrupa Birliği'nin 26 ürün grubunda başlattığı korunma önlemi soruşturması kapsamına giren ürünler, Türkiye'nin AB'ye toplam çelik ihracat miktarının % 80'ini, ihracat değerinin ise %57'sini oluşturuyor. 2017 yılında Türkiye'nin AB'ye yaptığı 6.1 milyon tonluk toplam ihracatın % 80'i (4.8 milyon tonluk kısmı); 5.2 milyar dolar tutarındaki toplam çelik ihracat değerinin ise % 57'si (3 milyar dolar) AB'nin korunma önlemi soruşturması kapsamında yer alan ürünlerden oluşuyor.

 

Soruşturma süreci 9 ay, ancak AB Komisyonu'nun gerekli görmesi halinde, soruşturma neticelenmeden geçici önlem uygulama kararı alabilecek. Nitekim Eurofer, ABD’nin önlemi neticesinde olası ticaret sapmasına dikkat çekerek, soruşturma devam ederken, geçici önlemin bir an önce yürürlüğe aktarılması gerektiğini vurguluyor. Yalnızca birkaç ay içerisinde AB’nin geçici önlemi uygulamaya aktarması bekleniyor.

 

Çelik İhracatının % 47’si AB ve ABD’ye

SteelData verilerine göre, 2017 yılında, AB'ye miktar açısından 6.1 milyon ton ve değer açısından 5.2 milyar dolar çelik ihracatı yaptık. Toplam ihracat miktarının % 33'ü ve değerinin % 39'unu AB'ye gerçekleştirildi.

 

AB + ABD'ye yapılan çelik ihracatı ise, miktar açısından 7.9 milyon ton ve değer açısından 6.3 milyar dolar. 2017 yılında, toplam ihracat miktarının % 43'ü, ihracat değerinin % 47'si AB ve ABD’ye yapıldı ve bu iki pazar Türkiye menşeli ürünlere kapanma tehdidi ile karşı karşıya. Hem ABD hem de AB nezdinde muafiyet alınmasına yönelik girişimler devam ediyor, ancak bu girişimlerden olumlu sonuç alınıp alınamayacağı belli değil.

 

Korunma Önlemi Soruşturması Ürünlerinde 8 Yılda AB'den 15.8 Milyar Dolar Net İthalat Yaptık
AB, korunma önlemi soruşturması başlattığı ürünlerde, Türkiye'den ithal ettiğinden çok daha fazla Türkiye'ye ihracat yapan bir bölge. AB ile ilgili ürünlerin dış ticaretinde son yıllarda zaman zaman yıllık 3 milyar dolarlara yaklaşan açıklar sözkonusu. Son 8 yılda AB ile sözkonusu ürünlerin dış ticaretinde verilen açık miktar açısından 14.3 milyon tona ve değer açısından 15.8 milyar dolar düzeyine ulaşmış durumda. Bu alışverişten tartışmasız bir şekilde AB kazançlı bir konumda görünüyor.